Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi
Submitted by Admin on Tue, 03/31/2009 - 23:13Can Dündar - Aşka Dair
Submitted by Admin on Tue, 03/24/2009 - 00:56Eğer...
O’nu hatırladıkça başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz...
Ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla O hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz... ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin...
O’nunlayken pervaneleşen yelkovanlar O’nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine bir akrep kadar hain...
sınıfta büroda yolda yatakta içiniz içinize sığmıyor O’ndan söz edilince yüzünüz sizden habersiz mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa
ve O her durduğunuz yerde duruyor her baktığınız yerden size bakıyor siz keyiflendikçe gülüp hüzünlendikçe ağlıyorsa...
dünyanın en güzel yeri O’nun yaşadığı yer en güzel kokusu bedenindeki ter en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse...
hayat O’nunla güzel ve onsuz müptezelse...
elmalar pembe kiremitler pembe gökyüzü yeryüzü O’nun yüzü pembeyse
kışlar ilkbaharsa yazlar ilkbahar güzler ilkbahar...
her şiirde anlatılan O’ysa... her filmin kahramanı O... her roman O’ndan söz ediyor her çiçek O’nu açıyorsa...
bir anlık ayrılık bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa
iştahınız kapanıyor iştahınız açılıyor iştahınız şaşırıyorsa...
iştahınız hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa...
eliniz telefonda yaşıyor işaret parmağınızla ha bire O’nu tuşluyor dara düştüğünüzde kapıyı çalanın O olduğunu adınız gibi biliyorsanız...
23 March 2009 London Photos
Submitted by Admin on Mon, 03/23/2009 - 01:48In These Photos: Ahmet Özdemir (Our Special Guest) & 9A Denmark Road Tenants
Londradan Sevgiler
Submitted by Admin on Tue, 02/10/2009 - 23:25Une Belle Histoire Türkçe Çevirisi
Submitted by Admin on Tue, 01/27/2009 - 23:46Bu şarkıyı dinlerken anlamıştım zaten Fransızcada olsa içinden benden birşeyler olduğunu. Hikaye bana çok tanıdık gelmişti.
güzel bir roman bu
güzel bir öykü
günümüzün bir aşk öyküsü
erkek eve dönüyordu, kuzeye, sislere
kadınsa güneye iniyordu, güneşe
buldular birbirlerini yol kenarında
otoyolun ortasında
şüphesiz şanslı bir gündü
ellerindeydi gökyüzü
tanrının bir hediyesi
öyleyse neden yarını düşünmeli
koca bir buğday tarlasında saklandılar
bıraktılar kendilerini esintiyle sürüklenmeye
başlayan yaşamlarını anlattılar karşılıklı
sonuçta hala çocuktu onlar
yol kenarında buluşmuş çocuklar
otoyolun ortasında
şüphesiz şanslı bir gündü
avuçlarıyla gökyüzünü yakaladıkları
yakalar gibi tanrının inayetini
reddederek yarını düşünmeyi
güzel bir roman bu
güzel bir öykü
günümüzün bir aşk öyküsü
erkek eve dönüyordu, kuzeye, sislere
kadınsa güneye iniyordu, güneşe
ayrıldılar sabaha ramak kala
otoyolun ortasında
şanslı gün artık bitmişti
ve her biri kendi yoluna gitti
selamlayıp tanrının bu lütfunu
elleriyle, belli belirsiz
erkek evine döndü, kuzeye, sislere
kadın güneye indi, güneşe
güzel bir roman bu
güzel bir öykü
günümüzün bir aşk öyküsü
|
|